Küresel piyasalarda altın ve gümüşteki yükseliş sürerken, Morgan Stanley'den emtia piyasalarına ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Banka, 2026 yılı itibarıyla bakırın dijital dönüşüm ve enerji yatırımlarının etkisiyle altını geride bırakarak en stratejik yatırım aracı haline geleceğini öngördü.
Morgan Stanley'nin yayımladığı raporda, jeopolitik riskler ve enflasyon nedeniyle güvenli limanlara yönelen yatırımcıların ilgisinin sürdüğü ancak değerli metallerde fiyatların doygunluk seviyesine yaklaştığına dikkat çekildi. Analize göre, önümüzdeki dönemde yatırımcıların odağının sanayi ve teknoloji dönüşümünün temel hammaddesi olan bakıra kayması bekleniyor.
Bankanın değerlendirmesinde bakır, yalnızca bir sanayi metali olarak değil, "yeni petrol" ve "yeni altın" olarak konumlandırıldı. Yapay zekâ teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla artan veri merkezi yatırımları, elektrikli araçlar ve yenilenebilir enerji altyapıları bakıra olan talebi hızla artırıyor.
Raporda, yeşil enerjiye geçiş sürecinde bakır ihtiyacının mevcut sistemlere kıyasla katlanarak arttığına işaret edilirken, yeni maden projelerindeki gecikmelerin küresel arzı sınırladığı vurgulandı. Bu dengesizliğin fiyatlar üzerinde güçlü bir yukarı yönlü baskı oluşturduğu belirtildi.
Morgan Stanley Emtia Strateji Ekibi, küresel elektrifikasyon sürecinde bakırın kilit rol oynadığını ifade ederek, arzın talebi karşılayamadığı bir döneme girildiğini kaydetti. Banka, önümüzdeki 12 ayda bakır fiyatlarında yüzde 20 ila yüzde 35 arasında artış beklediğini açıkladı.
Raporda, altın ve gümüşün portföylerde koruyucu rolünü sürdüreceği ancak en yüksek getiri potansiyelinin, talep yapısı daha istikrarlı olan bakırda bulunduğu ifade edildi. Analistler, yatırımcıların fiziki bakırın yanı sıra bu alanda faaliyet gösteren madencilik şirketlerini de yakından takip etmesi gerektiğini vurguladı.