Erzurum Zafer Partisi il başkan yardımcısı Av. Egemen Ersel YILDIZ, 6 Şubat depremi yıl dönümü münasebetiyle yaptığı basın açıklamasın da hükemeti set sözlerle eleştirdi.
Başkan Yıldız. ‘’6 Şubat sabahı bu ülke bir depreme değil, devletin çöküşüne uyandı. Yer kabuğu kırıldı evet… Ama asıl kırılan; yıllardır “hazırlıklıyız” diyenlerin yalanlarıydı.
Deprem doğaldı. Ölümler siyasal tercihti ‘’ diyerek sözlerine şöyle devam etti.
‘’Şubat 2023’te yaşanan ve on binlerce yurttaşımızı hayattan koparan büyük deprem felaketi, yalnızca yer kabuğunun değil; yıllardır çürütülen devlet aklının, yok edilen kurumların ve görmezden gelinen bilimsel uyarıların da çöküşü olmuştur''
Buradan açık ve net bir şekilde ifade ediyorum: Deprem doğaldır. Bu ölçekteki kayıplar ise siyasidir. Yıllardır uzmanlar uyardı. “Bu şehirler hazır değil” dediler. “İmar afları cinayettir” dediler.“Afet yönetimi liyakat ister” dediler.
Ancak iktidar; bilimi değil rantı, uzmanı değil yandaşı, önlemi değil oy hesabını tercih etmiştir. Toplanan deprem vergileri, halkın güvenliği için değil; betona, israfa ve yandaş projelere harcanmıştır.
Afet toplanma alanları yok edilmiş, kentsel dönüşüm bilimden koparılmış, denetim mekanizmaları işlevsiz hale getirilmiştir. Depremden sonra ise devlet, en çok ihtiyaç duyulan anda sahada olmayı becerememiştir..
İlk 72 saat boyunca: Enkaz başında insanlar kendi imkânlarıyla kazı yapmış, Asker geç sevk edilmiş, Arama kurtarma çalışmaları koordinasyonsuzluk nedeniyle aksatılmıştır.
Bu gecikmelerin her biri, can kaybı olarak geri dönmüştür. İktidar yetkilileri çıkıp hâlâ “kader” demektedir.
Hayır! Bu kader değil, ihmal zinciridir. Bu bir doğa olayı değil, yönetim zaafıdır.
Aradan geçen zamana rağmen: Verilen konut sözleri tutulmamıştır.+
Hani “Bir yıl içinde evlerinizi teslim edeceğiz” dediler. “Kimse mağdur olmayacak” dediler. Peki ne oldu?
Hala Konteyner kentlerde insanlık dışı koşullar da yaşıyor, kadınlarımız çadırlar da doğum yapıyor, yaşlı vatandaşlarımız donarak ölüyorlar.
Kayıp yurttaşlarımızın akıbeti hâlâ netleştirilememiştir. Ve hâlâ mezarı bile olmayan kayıplarımız var… Resmî rakamlar konuşuldu, ama enkaz altından çıkarılamayan canlar istatistiklere bile giremedi.
Bu ülkede insanlar sadece ölmedi; yok sayıldı. Daha da vahimi şudur: Tek bir istifa gördük mü? Tek bir “hata yaptık” diyeni duydunuz mu? Hayır
Çünkü bu iktidar için felaket bile bir propaganda aracıdır.
Sorumluluk almak yerine kader dediler. Allah’a havale ettiler. Ama sorumluluk insan eliyle yapılan ihmallerdi. Deprem kader değil, ihmal zincirinin sonucuydu.
Bizler, Zafer Partisi olarak buradan ilan ediyoruz: Bu ülkenin insanı enkaz altında kaderine terk edilemez.
Bu sorumsuzluk cezasız kalamaz. Bu acı unutturulamaz.
Dolayısıyla Bu enkazın altında kalan sadece binalar değil; iktidarın sorumluluğu, vicdanı ve meşruiyetidir.
“6 Şubat’ın hesabı sorulmadan bu ülke ne iyileşir ne de adaletle yüzleşir.”
“6 Şubat’ta enkaz altında kalan canların hesabı sorulmadan; bu iktidarın ne ahlaktan, ne hukuktan, ne de milletten söz etmeye hakkı vardır.”
“Bu ülkenin insanı depremde değil; yalanla, ihmalle ve korkakça suskunlukla öldürüldü.
6 Şubat’ta kaybettiklerimiz için, hayatta kalanların onuru için, adalet yerini bulana kadar hesap sormaya devam edeceğiz'' dedi.



