REKTÖR HACIMÜFTÜOĞLU'NU ANLAMAK..
Yaklaşık bir buçuk yıl evvel Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü görevine atanan Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu basınla bir araya geldiği ilk toplantıda plan ve projelerinden bahsetmişti. Ancak rektör hoca o zaman kelimelerle plan ve projelerini anlatırken aslında vücut diliyle hatta gözleriyle aslında “en büyük hayalini” anlatıyormuş meğer..
Hocanın kelimelere yüklediği hayalleri, eğitim hayatının büyük bölümünü geçirdiği, yaşadığı, ekmeğini yediği, suyunu içtiği, sokağında gezdiği, karında oynadığı, buzunda kayıp düştüğü, yazın tozunu yuttuğu şehre; Erzurum’a ve pek tabi ki akademik kariyerini tamamladığı ve şimdi de en tepesinde görev aldığı Atatürk Üniversitesi'ne dairmiş.
Bu açıklamalarından sonra bir ziyaret esnasında kendisine; “Hocam kendi alanınızda önemli bir bilim insanısınız. Yani sabah işinize akşam evinize gidebilecek bir durumda olmak varken neden rektörlük gibi ağır bir sorumluluk ve yükün altına giriyorsunuz?” diye bir soru sormuştum.
Hoca da benim için son derece kıymetli olan şu cevabı verdi; “Benim bu şehir için ümidim var, benim Erzurum için hayallerim var, üniversiteme şehrime hizmet etmek gibi bir amacım var gayretim var. Ben bu koltuğa oturmaya gün doldurmaya değil şimdikinden daha fazla nasıl fayda sağlayabilirim düşüncesiyle geldim. Bu görevden ayrıldıktan sonra şu gök kubbede hoş bir sada insanımızın gönlünde muhabbet bırakmak ve Allah indinde de rıza ile kabul görmek en büyük arzumdur. Bunu da en iyi şekilde yapabilmek adına bu göreve talip oldum. Nitekim koltuğa oturduk ama gerçek manada katta ve asla sadece oturmaya gelmedik. Allah nasip ederse inşallah bunu yaptıklarımızla göstereceğiz ama pek tabi ki bunu hep birlikte yapacağız.”
Ahmet Hoca basınla bir araya gelen gelmeye gayret gösteren ve buna da önem veren bir isim. Toplu olarak bir araya gelemese dahi birebir ziyaretler ve kabuller esnasında iletişimi son derece yüksek ve pozitif olan her soruya net, objektif ve açık yüreklilikle cevap veren bir isim.
Bu minvalde kıymetli hocamızla 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle bir araya geldik. Ahmet Hoca kısa bir selamla konuşmasının ardından bu kadar gazeteciyi bir arada görmüşken üniversitenin son altı aylık çalışmalarından birkaç hususu anlattı. İşin ilginç yanı rektör hocamı her dinlediğimde kendisinde ilk günkü umudun, hayalin peşinden koşmanın gayretini ve heyecanını görüyorum ve açıkçası bende yaşıyorum. Zira Hocayı her gördüğümde bu hayale büyük bir gurur ve mutlulukla bir adım daha yaklaştığını müşahede ediyorum.
Hoca; Atatürk Üniversitesini dünya sıralamasında getirdiği durumu anlatırken, Türkiye’deki üniversiteler arasında özellikle bilimsel çalışmalar noktasında geldiği noktayı anlatırken, belki de en büyük hayali olan ilaç üretimi ile ilgili üretim aşamalarını anlatırken, Atatürk Üniversitesinin talep edilme seviyesinin arttığını bazı bölümlerin kontenjan üzerinde kayıt aldığını anlatırken, hastane özelinde hastalar daha iyi hizmet verebilmek teşhir ve tedavi noktasında daha hızlı hareket edebilmek adına gerek teknolojik gerekse de bilimsel noktada gelinen seviyeyi anlatırken onun gözlerindeki ışıltıyı ve kalbindeki hissiyatı anlayabiliyordum.
Çok rakamlara girmek istemiyorum açıkçası. Elbette rakamsal veriler mukayese ve istatistik açısından önemlidir ama bence bu nokta aslolan bakış açısı ve bu minvalde gösterilen gayrettir. Zaten bu rakamları olumlu anlamda değiştiren bu gayretin ta kendisidir.
Rektör hocam özelde iyi bir ekiple ama geniş manada top yekün bir seferberlik ruhu ile çalışarak bilim adamlarını sahaya kendi alanlarında en iyi olmaya bu vesile ile de hem kendilerine hem üniversiteye hem de bu şehre katkı sunmaya kanalize ederek belki çoktandır beklediğimiz bir potansiyeli harekete geçirdi. Bu sebeple Atatürk Üniversitesinin bilim insanları hem bilimsel araştırmalarda hem makalelerde hem de diğer çalışmalarda ülkemizin köklü üniversitelerini de geride bırakarak hızla zirveye çıkmaya başladı. Atatürk Üniversitesi bilimsel çalışmalar noktasında TÜBİTAK Projelerinde sayısal olarak çok iyi bir noktaya gelirken bunun paralelinde gerek sportif gerekse de sosyo kültürel çalışmalarda da ön plana çıktı.
Atatürk Üniversitesi ayrıca artık Erzurum’un, doğunun hatta Türkiye’nin Avrupa’ya, uzak doğu ülkelerine ve hatta dünyaya açılan penceresi oldu. Dünya üniversiteleri arasında basamakları hızlı adımlarla çıkarken hedef ilk 500 üniversite arasında yer almak. Türkiye standartlarının üzerine çıkıp hedefi Avrupa hatta dünya üniversiteleri olarak ortaya koymak son derece önemli bir bakış ve anlayış olarak düşünüyorum. Bu bile başlı başına rektör hocamızın hayallerinin ne denli önemli büyük olduğunu göstermektedir.
Rektör hoca eğitimini gerçekleştirdiği akademik kariyerini tamamladığı ve bilimsel birçok çalışmaya imza attığı Atatürk Üniversitesi hastanesine de farklı bir ehemmiyet veriyor. Hem akademik olarak hem teknik cihaz ve teçhizat olarak en iyi seviyede olmasını arzu ediyor. Bu manada maddi ve manevi hiçbir fedakarlıktan kaçınmayarak her geçen gün hastanenin envanterine yeni cihazlar katıyor. En büyük hedefi kalp, onkoloji ve çocuk cerrahisi başta olmak üzere birkaç branşta kendi içinde hizmet verecek birimler hatta binalar yapmak. Bunun ilk adımlarını atmış durumda en kısa zamanda ekonomik ve fiziksel şartlar el verdiğinde bunları da tamamlayacaktır.
Bu noktada basın camiası olarak bize, bu şehre sahip çıkması gereken siyasetçilerimize, yine devletin uzanan eli konumundaki bürokratlarımıza, geleceğin teminatı gençlerimize, öğrencilerimize, suya sabuna dokunmayan STK temsilcilerine, Erzurum halkına ve gerek akademik gerekse de idari personeliyle öğrencisiyle Atatürk Üniversitesi camiasına düşen hocamızın arkasında veya önünde değil yanında olmaktır.
Böyle bir duruş sergileyebilir böyle bir irade ortaya koyabilirsek belki Ahmet Hocanın hayalleri gerçekleşir ama ondan daha öte bizlerin ekonomik, sosyal kültürel birçok alanda hayal dahi edemeyeceğimiz birçok şey gerçekleşir. Böylelikle birilerinin hayata geçirdiği, sahip olduğu ama bizler için belki hayal ötesi olan şeyleri “sahipsiz şehrin” sahibi olmayı kendisine gaye edinmiş ve bunu bir hayale dönüştürmüş Ahmet Hoca ile yeni bir dünyaya yeni bir hayata merhaba diyebiliriz.
Velhasılı..
Öncelikle Atatürk Üniversitesi Rektörü kıymetli Ahmet Hacımüftüoğlu hocamı tebrik ediyorum, sonra teşekkür ediyor başarılar diliyorum.
Sizin menziliniz bizim vuslatımız olsun Hocam..


